TURKISH STUDENT - Yurtdışı Eğitim Rehberiniz
AnasayfaProgramlarMBAMBA’de Bugün
MBA'de Bugün

MBA’de Bugün

Bugünün yöneticileri; teknik becerilerini geliştirmenin yanı sıra, insanları etkileyebilmeli, diğer departmanlarla etkileşim içinde olmalı ve hayatın her kesiminden insanla anlaşabilmelidir. MBA doğru yönde uygun bir adımdır. Bugünün yöneticileri, şirketlerinin her bir bölümünün diğerleriyle nasıl bağlantısı olduğunu ve bütünün içindeki rolünü, şirketin rekabet  gücünü ve nasıl rekabet etmesi gerektiğini bilmesi gerekir.Orta büyüklükteki işletmelerden bir çoğunun yok olmasıyla,bu çeşit ilgilerin önemi daha da artmaktadır, küçük işletmelerde bu daha da önemlidir.

Kısa bir süre önce, MBA’in önemli müşterileri, bir şeyleri başarmaktan  aciz ve gelişmekte olan iş dünyasının uluslararası boyutundan habersiz olan, aşırı derecede teoriğe dayalı olmalarından dolayı pratikten yoksun mezunlar yetiştiren başlıca programları eleştirdiler. Buna yanıt gecikmedi.  Şimdilerde birçok okul, verdikleri eğitimi güncel iş dünyasına ve küresel gerçeklere uyarlamaya çalışıyor. Yeni müfredat, liderlik, iletişim ve uzlaşma gibi nitelikleri programına dahil ederek geliştireceği yeni eğitim metodlarıyla daha iyi bir başarıyı amaçlıyor.

MBA’in Sundukları

İyi bir yöneticilik programı; finans, istatistik ve ekonomi yönetimi gibi  alanlarda sadece iş bazındaki becerileri geliştirmekle yetinmez. Buna ek olarak, MBA programı, farklı görev  ve yetkilerin nasıl işlediğini ve bağlantılı olduğunu, farklı endüstrilerdeki şirketlerin nasıl rekabet ettiğini ve farklı çevrelerde nasıl idare edildiğini gösterir. İyi bir program bunların hepsini yöneticiler için kısmen bir eğitim kampı görevi görerek başarır. Birçok program öğrencilerin kursa  başlamadan önce birkaç yıl iş tecrübesine sahip olmalarını ister ve öğrenciler daha sonraki çalışmalarında bundan yararlanırlar. Öğrenciler temel bilgileri öğrenirken, yüklü miktarlarda materyal okuyarak ve araştırarak birçok meslektaş ile birlikte çalışmayı ve rekabet etmeyi öğrenirler ve hayatı hızlı yaşarlar. Tabi ki mezunlar bir takım  beceri ve nitelikten daha fazlasını öğrenirler. Okulun itibar ve irtibatları, başarılı kariyer planlama merkeziyle birlikte  öğrencilerin kendilerine en uygun işleri bulmalarında yardımcı olur. Özgeçmişinizde görünecek olan MBA derecesi gibi, okul mezunları ağı ve önemli kişilerle olan temaslarınız da sizin için uzun vadeli kazançlar  olacaktır.

MBA Kaynakları

Bugün, her biri yeni bir şey ortaya çıkaran yüzlerce farklı MBA programı bulunmaktadır ve her biri yeni bir şey ortaya çıkarıyor. MBA adayları,  programlar hakkında birçok yerden bilgi alabilirler. The MBA Tour’ un yaptığı araştırmaya göre, adayların %60’ı işletme ve MBA derecesi hakkında bilgi alabilmek  için interneti kullanıyor. Bugün her zamankinden de çok, MBA adayları programlara daha önce katılmış olanlar hakkında bilgi alabilmek için internetten yararlanıyor.  İnternet paylaşım siteleri ve bloglar (web günlükleri) bilgi alışverişini sağlayacak harika bir platform oluşturuyor. Bunlar MBA adayları tarafından en güvenilir bilgiler olarak nitelendiriliyor.  MBA fuarları da, en uygun MBA programını seçmek için oldukça faydalı bir organizasyon. Kanada’da, ülke çapında, bağımsız ve yüksek- kalite MBA bilgileri sunan bir çok MBA ve Mezun fuarları bulunmakta. Bu organizasyonlar, MBA adaylarının,  çalışan kesimdeki insanların ve yeni mezunların; interaktif panellere katılmalarını, işletme okulu temsilcilerine danışmalarını, okulların kendine  özgü özelliklerinin neler olduğunu, genel ve uzmanlaştırılmış MBA programları arasındaki farkları öğrenmelerini sağlar. Örneğin MBA Tour Kasım’da Vancouver, Toronto ve Montreal’e gelecek ve eğer programlar hakkında doğru bilgiler edinmek  istiyorsanız, bunu kaçırmamalısınız.

Eğitim Metodları

İşletme okullarında birkaç öğretim tekniği yaygın bir şekilde kullanılır:

  • Bilgisayar simülasyonları ve şirket içinde verilen projeler çoğu işletme okulunun müfredatlarına nispeten yeni eklenmiştir.
  • Öğrencilerin okutmanlarını dinlerken not aldıkları geleneksel ders verme  methodu hala popülerliğini koruyor.
  • Harvard, Darden, Ivey ( Batı Ontario), IESE ve diğer sayısız okulda uzun süredir başlıca eğitim tekniği olan case-method (vaka-inceleme) yaklaşımı işletme okullarındaki eğitimi sahiplenmeye devam ediyor.

Vaka inceleme, öğrencileri önceden  planlanmamış durumlar (ve bu nedenle potansiyel olarak oldukça gerçekçi) için hazırlar. Öğrencilerden,  bir kurumun karşılaşabileceği kritik durumların neler olacağını bilmeleri ve bu durumlarla en iyi şekilde başa çıkabilmeleri ve çözüme ulaştırmaları  bekleniyor. Bu, farklı eğitim ve kariyer geçmişleri olan öğrenci gruplarının luşmasını teşvik eden değişik bilim dallarının bir araya geldiği çalışma ortamına uygundur.

Ders Yoğunluğu

Üstün kalite MBA  programları kayda değer miktarda çalışmayı gerektirir. İki yıllık bir programın ilk yılında ( veya 1 yıllık programın ilk dönemleri/ üçte ikisi) ders yoğunluğu oldukça fazladır. Bunun sebebi okullarda, iş alanlarının  ana hatlarının bütünü hakkında bilgi verilmesi ve ayrıca iletişim, liderlik  ve takım çalışması gibi bazı önemli becerilerin kazandırılmak istenilmesidir. İkinci yıl (veya 1 yıllık programın son üç ayı); hem öğrenciler artık işlerin nasıl  yürüdüğünü öğrenmeye başladıkları için hem de zorunlu derslere göre daha az şey talep eden seçmeli dersleri alabildikleri için daha serbest  bir dönemdir. MBA programındaki bu zaman baskısının başka bir nedeni de üst düzey bir yöneticinin veya girişimcinin meşakkatli çalışma yoğunluğu kamçılamaktır. Bu ağır iş yükü öğrencilerin üst  düzey bir yönetici pozisyonuna geldikleri zaman yapacakları gibi zamanı iyi kullanmalarını ve ayarlamalarını sağlıyor. Hangi işlerin  yapılacağına, hangilerine göz atılacağına ve hangilerini görmezden gelebileceklerine karar vermede oldukça etkililer. Bunun yanında, programın talepleri aynı zamanda  öğrencilerin takım çalışması becerileri geliştirebilmeleri için grup halinde çalışmaya teşvik etmektedir.

MBA’in Kazandırdıkları

MBA programı sıralamaları, MBA derecesi yapmanın herhangi bir programa nispeten ne kadar kazanç  sağladığını inceledi. Forbes dergisi yaptığı bir araştırmada dünyanın dört bir yanındaki farklı işletme okullarında okumanın finansal getirisini hesapladı. Eğitim masrafları için harcanan parayı  eri kazanmanın ne kadar sürdüğünü    ortaya çıkardı. Bu hesaplamanın bir  bölümü MBA derecesi yapmadan önce ve yaptıktan sonra alınan maaş baz alınarak yapılmıştır. Buna göre, araştırmada yer alan 85 okulun mezunları MBA’den önce aldıkları maaşı mezun olduktan beş yıl sonra  üçe katlamışlardır. Financial Times’ın yıllık sıralaması 100 lider işletme okulunun MBA programı mezunlarının ilerlemeleri sıralandı. Kriterlerden bir tanesi MBA programına  başlamadan önce ve mezun olduktan üç yıl sonrasındaki maaş artışları yüzdesi. 100 okuldan 73’ünde artış %100 veya daha da fazlaydı. Diğer bir deyişle, mezun olduktan sonraki üç yıl içerisinde ortalama bir mezun programa başlamadan önceki  maaşının iki katından daha fazlasını kazanmaktadır. Bunlar maaş bilgileri bakımından yararlanabileceğiniz tek kaynaklar değil. Örneğin, Amerikan  programlarıyla ilgilenen US News &   World Report, yıllık sıralamalarında başlarkenki ortalama maaş ve henüz mezun olanların kazançlarını listeledi.

Bana sağladığı yararlar nelerdir?

The London Business School ( Londra İşletme Okulu), öğrencilerin neden  MBA derecesi yaptıklarını iki nedenle açıklıyor: Bazı insanlar “katıdır” ve kariyerlerinin merdivenlerini kendi alanlarında tırmanırlar; diğerleri ise “değişkendir”, onlar kendi alanlarının dışına çıkmak isterler. MBA’e başvuranlar bir sürü geçerli neden sıralıyorlar, bunları maddelere ayırmak gerekirse:

  • Yüksek maaş
  • Sadece kendinizi değil başkalarını da yönetme isteği
  • Entelektüel zorluklar ve ilginç deneyimler
  • Gelişmiş iletişim ağı 
  • İşe başlamak ve yönetmek için gereken becerilerin gelişimi
  • Güncel mesleki veya sanatsal bi alan yönetimini öğrenmek
  • Yerel veya uluslararası alanda genişletilmiş iş fırsatları

Bu sıralamalar finansal başarıyı birkaç  bakış açısına göre değerlendiriyor: başlangıç maaşı, MBA’den üç sene sonraki maaş, MBA’den beş yıl sonraki maaş, ve MBA için harcanan paranın  geri kazanılması için gerekli zaman. Hepsinin sonucu gayet açık.

Tipik mezunların kazançlarını artırmak adına düzinelerce programa kayıt olduğunu düşünecek olursak; kaliteli ve tam zamanlı bir MBA programına katılmak kariyeriniz için oldukça faydalı bir hareket olacaktır. Part-time programlara ilişkin sonuçlar muhtemelen daha çok dikkat çekiyor. Onlara ait daha az bilgi olmasına rağmen, bu programlar sırasında çalışıp para kazanan öğrenciler, harcanan paranın geri kazanıldığını açık bir şekilde göz önüne seriyor.  

Buna değer mi?

Peki MBA eğitim için yapılacak bütün bu masraflara değer mi? Her ne kadar MBA  yapan herkes finansal açıdan daha iyi bir duruma gelecek diye bir şey olmasa da, çoğu kişi için öyle, özellikle eğer iyi bir programa katılırlarsa. Buna rağmen, kararı  sadece finansal ölçütler doğrultusunda vermek bir hata olur. Artan kariyer  seçenekleri, özgüven, güvence ve statü de MBA’in getirileri arasındadır. Çoğu endüstrideki şirketler, işletmelerini daha ileri seviyelere ulaştırabilmek için idari nitelikler taşıyan ve kavrama yeteneğine sahip  insanlar aramaya başladığından beri MBA dünyanın en çok arzu edilen işlerine girebilmek için birinci şart  oldu. Bunun yanında, çoğu insan işletme okulunda hayatı daha yoğun bir şekilde yaşadığını hissediyor, şimdiye kadar tanıdıkları en ilginç  insanlarla tanışıyor ve yine orada en yakın dostluklarını kuruyorlar. Kısacası, 20’li ve 30’lu yaşlarındaki (hatta 40’lı)  iddialı kişiler için MBA derecesi yapıp yapmamak bir soru olmaktan çıkarken, onun yerine hangi programın onlara uygun olduğunu ve nasıl girebilecekleri sorusu sorulmalı.  Yinede bazı insanlar için MBA uygun bir seçenek olmayabilir. Örneğin, sadece temel finansal prensipleri öğrenmek istiyorsanız, finans alanında Master derecesi sizin için daha uygun bir seçim olabilir.  Fakat eğer daha iyi bir yönetici olmak, çalıştığınız şirkette hızla ilerlemek, kendi işinizi kurmak, işinizi değiştirip kendinize daha iyi kariyer seçenekleri  bulmak veya sadece daha fazla kazanmak istiyorsanız, MBA uygun bir yatırım olabilir.

 

Yazan:
How to Get Into the Top MBA Programs yazarı; Mr Richard Montauk’un katkılarıyla

rmontauk@aol.com

The MBA Tour dünyanın önde gelen üniversiteleri ve işletme okullarıyla brilikte dünyanın dört bir yanını gezerken MBA adaylarına panellere ve açık oturumlara katılma, networking becerilerini geliştirme, dünyanın her yerinden gelen kabul jürileriyle tanışma fırsatını verir.

Daha fazla bilgi veya herhangi bir etkinliğe kayıt olmak için www.thembatour.com

Etiketler
Makaleyi oyla

info@turkishstudent.com.tr

Yorum yok

Yorum Yap